Yöntem aynı, söylem aynı, dil aynı……Adres belli…Ama ders çıkartmayan, akıllanmayan da hep aynı…”BİZ”…..
Aslında “BİZ” demek ne kadar doğru olur, söylemeye dilim varmasa da vicdan ve sorumluluk sahibi olmaya çalışan biri olarak sosyo-kültürel genlerim beni “BİZ” demeye sorluyor galiba…Büyük bir imparatorluk mirasından “BİZLERE” kalan, sadece ve sadece 100 yıla yaklaşan bir karanlık mazimiydi acaba?…İşte tamda bunun için “BİZ” diyemiyorum belkide…Ne olur yardımcı olun bana…Her gün yazılı ve görsel basında aynı hengame ve kargaşa…Kaotik bir tasarım ve karmakarışık kafalar…Kirletilmiş bilgiler ve bulandırılmaya çalışılan beyinler….Hep aynı ayak oyunları…Kazananı belli, kaybedeni “BİZ”….Bir bünye, daha ne kadar daha kaybetmeye devam edebilirki…Eğer sağlıklı düşünebiliyor ise çıldırmamak elde mi ? Ama hata “BİZDE” kendi içimizde bile ortak bir dil oluşturamamışken…Hele birde koltuk deyneklerimizde bize küzmüşken güçlü bir duruş sergilemek zor galiba. Bu aşamadan sonra ne yapılır bilemiyorum ama geçikmişte olsa bir önerim var: biraz empati ve samimiyet….İnanın gerisi gelecektir…
NUR TOPU GİBİ GAYRİ MEŞRU TASARILARIMIZ OLMASINI İSTEMİYORSAK….BİRBİRİMİZİ SUÇLAMAK YERİNE; Hz. MEVLANA’DAN DA ESİNLENEREK NE OLURSAN OL VE NE OLURSA OLSUN BİRAZ EMPATİ VE SAMİMİYET…





Yorum Yap